ABD Başkanı Donald Trump, Washington'un atom
silahı geliştirmeyi amaçladığını iddia ettiği nükleer programı konusunda taviz
vermemesi halinde Tahran'ı bombardımanla tehdit etmişti. Söz konusu tehdide
İran ise herhangi bir saldırıya karşı misilleme yapma sözü ile karşılık vermişti.
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron liderliğinde
İran odaklı bir hükümet toplantısının ardından Fransız milletvekillerine hitap
eden Barrot, yeni bir anlaşma olmadan 'askeri bir çatışmanın
neredeyse kaçınılmaz görüneceğini' belirterek böyle bir senaryonun Orta
Doğu'yu daha da istikrarsızlaştırabileceği uyarısında bulundu.
2015 yılında İran ve dünyanın önde gelen güçleri,
yaptırımların hafifletilmesi karşılığında Tahran'ın nükleer faaliyetlerini
kısıtlayan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) anlaşmasını imzalanmıştı. Ancak
2017 yılında Trump, İsrail Başbakanı Benyamin
Netanyahu ile birlikte 'gelmiş geçmiş en kötü anlaşma' olarak
nitelendirdiği bu anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmiş ve bunun yerine
yaptırımlar yoluyla 'maksimum baskı' yoluna gitmişti.
Avrupa Birliği, KOEP'i korumak için İran'a Amerikan
baskısını bertaraf edecek araçlar sağlamaya çalışmış ancak müzakereler o
zamandan beri durgunluk dönemine girmişti. Söz konusu bu açmaz, Batı'nın
nükleer anlaşmanın kendisine düşen kısmını yerine getirmemesine misilleme
olarak taahhütlerini yerine getirmeyi reddeden Tahran'ın sert dış politika
yaklaşımını güçlendirmişti.
Ocak ayında ikinci başkanlık dönemine başlayan Trump,
Tahran'ın yeni bir nükleer anlaşmayı kabul etmemesi halinde askeri harekat
tehdidini defalarca dile getirmişti. Kısa süre önce verdiği bir
röportajda Trump, "Anlaşma yapmazlarsa bombalama olacak ve
bu daha önce hiç görmedikleri türden bir bombalama olacak" demişti.
İran dini lideri Ali Hamaney Pazartesi günü
Trump'a meydan okurcasına yanıt vererek, ABD ve İsrail'in İran'a saldırmaları
halinde 'kesinlikle güçlü ve karşılıklı bir darbe alacakları' uyarısında
bulunmuştu.